bg
Anasayfa
Firmalar
Detaylı Ara
Kemer firma rehberi

 Kemer İş, Firma ve Yaşam Rehberi

Reklam

 Kemer İş Rehberi | Antalya Firma Rehberi | Antalya İş Rehberi | Ücretsiz Firma Ekle | Antalya Rehberi | Kemer Rehberi | Google Rehberi

Phaselis


Phaselis İ.Ö. VII. Yüzyılda Rodoslular tarafından kurulmuştur. Uzun yıllar Likya’nın doğu kıyısının en önemli liman özelliğini koruyan kentin üç limanı vardır. Kuzey limanı, savaş limanı veya korunmuş liman ve güneş limanı. Bunlardan en önemlisi güneydekidir. Kentin ortasında 20-24 metre genişliğinde muhteşem bir cadde vardır. Bu caddenin güney ucunda Hadrian Kapısı bulunur. Caddenin iki yanında gezinti yolları ve dükkânlar bulunmaktadır. Bunların da yakınında Hamamlar, Agora ve Tiyatro gibi kamu yapıları bulunur. Bu yapıların tarihinin İ.Ö. 1. Ve 2. Yüzyıla kadar uzandığı ileri sürülmektedir. Kent merkezi ile 70metre yükseklikteki plato üzerine kurulmuş olan yerleşim yeri arasında su kanalları vardır. Phaselis’e Antalya-Kumluca karayolunun 57Km.sinden güneye dönüldüğünde yaklaşık 1km. sonrasında ulaşılır.

Yakınında bulunan Beldibi Mağarası'nın Prehistorik iskân göstermesine rağmen, sahildeki Phaselis şehrinin kuruluşu M.Ö. VII. yüzyıldan yukarı çıkmamaktadır. Üç limana sahip oluşu, konumu ve zengin orman bölgelerine yakınlığı nedeniyle M.Ö 690'da Rodosluların kolonisi olarak kurulmuştur. M.Ö. VII. ve VI. yüzyıllarda geçimini denizden sağlayan Phaselis, Perslerin Anadolu'ya hâkim oluşundan sonra onların, daha sonra İskender'in Persleri yenmesiyle de İskender'in eline geçmiştir. Ancak Phaselisliler İskender'e kapılarını açmış, onu şehirlerinde konuk etmişlerdir. İskender Pamphlia şehirlerinin birçok elçisini burada kabul etmiş, kıyı kesimindeki şehirleri bir bir alarak Gordion'a gitmiştir.

İskender'in ölümünden sonra kent, M.Ö. 309'dan 197'ye kadar Mısır'daki Ptolemaiosların elinde kalmış, Apameia Barışı ile diğer Lykia şehirleri gibi Rodos Krallığı'na verilmiş, M.Ö. 190'dan 160 yılına kadar Rodosluların egemenliğinde kalmıştır. M.Ö. 160 yılından sonra da Roma'nın egemenliği altında Lykia Birliği'ne girmiştir. Phaselis M.Ö. I. yüzyılda Olympos ile beraber devamlı korsanların taarruzları altında kalmış, bir müddet Zenekites'in elinde kalan şehir, Romalıların bu korsanı yenmesiyle kurtulmuştur.

M.Ö. 42 yılında Brutus, şehri Roma'ya bağlamıştır. Bizans Çağı'nda ise Phaselis, Piskoposluk Merkezi olmuştur. Elverişli limanları dolayısıyla M.S. III. yüzyılda tekrar korsanların taarruzlarına uğrayan şehir bundan sonra önemini yitirmiş, daha sonraki Arap akınlarıyla da iyice fakirleşmiş ve M.S. XI. yüzyılda artık hayatiyetini sürdüremeyecek duruma gelmiştir. Selçukluların Alanya ve Antalya limanlarına önem vermesi nedeniyle tamamen önemini yitirerek sönmüştür.

Phaselis erken dönemlerde su ihtiyacını kuyu ve sarnıçlarla karşılarken Roma Çağı'nda her yerde görüldüğü gibi uzak yerlerden su kemerleri ile (Aquadükt) şehre su getirerek su ihtiyacını karşılamışlardır. Şehrin kuzeyindeki bir kaynaktan su kemerleri ile Hadrian Agorasının arkasındaki tepeye suyu getirmişler, buradan künkler ve kanallarla kent içine dağıtmışlardır.

Şehrin esas kalıntıları askeri liman ile güney limanı birbirine bağlayan ana caddenin iki yanında bulunmaktadır. 125m uzunlukta 20-25m genişlikteki ana caddenin her iki yanında üçer basamakla çıkılan kaldırımlar bulunur. Cadde ortalarda bir meydan oluşturduktan sonra güney limanına ulaşır. Düzgün taşla döşenen bu caddenin altında kanalizasyon ve drenaj sistemi vardır.

Phaselis’in Kalıntıları

Phaselis’in kazı çalışmaları Kültür Bakanlığı ile İl Özel İdare Müdürlüğü arasında yapılan protokolle Antalya Müzesince yürütülmektedir.

Burası limanları ile ünlü bir kent olup, bunların en büyüğü yarımadanın güney-batısındakidir ve bu limanın girişinde 200 m. uzunluğunda bir de mendirek vardır. Bugün bu mendireğin büyük bir bölümü sular altında kalmıştır. İkinci limanı tiyatronun kuzey-doğusundadır, bunun da bir mendireği vardır ve günümüze çok iyi bir durumda gelmiştir. Üçüncü liman kuzeydeki geniş kumsaldadır. Limanın güneyindeki rıhtımın kalıntıları göze çarparsa da buraya mendirek yapılmamıştır. 

Phaselis’i kuşatan surların kalıntıları yarımadanın güney-batısında görülmektedir. Bizans devrinde de onarılan surlar eski özelliklerini hemen hemen bütünüyle yitirmiştir. 

Phaselis’in devlet yönetim ve diğer önemli yapıları kuzey ve güneydeki limanları birbirine bağlayan ana caddenin her iki yanına sıralanmışlardır. Uzunluğu 125 m.,genişliği de 20-25 m. olan caddenin iki yanına üçer basamakla çıkılmaktadır. Ortasında bir de meydan oluşturan cadde düzgün taşlarla döşenmiş,altına da mükemmel bir kanalizasyon sistemi yapılmıştır. İmparator Hadrianus’un kapısının kalıntıları da caddenin batısında,cadde boyunca sıralanmış dükkânlar, onların arkasındaki karmaşık plânlı yapı ile hamam ve Gymnasium oldukça iyi durumdadır. Gymnasium’un arkasındaki spor eğitimi için yapılan odalar geç devirlerde yapılan eklerden ötürü özelliğini büyük ölçüde yitirmiştir. Bununla beraber mozaik döşeli tabanı, iki kapı ile güneydeki soyunma ve soğukluk, ılıklık kısımlarına girilen bölümleri yine de iyi durumdadır. M.S. III.yy.da yapılmış Hamam’ın sonraki dönemlerde de kullanıldığı açıktır.

Agora Hamam’ın güneyinde olup meydana büyük bir kapı ile açılır. İmparator Hadrianus döneminde (M.S.117-138) yapıldığından ötürü de Agora’ya İmparatorun ismi verilmiş olup caddeye bakan duvarlarına heykeller yerleştirilmiştir. Bunların arasında Lykia kentlerine yardım eden ve özellikle en büyük desteğini buraya veren Rhodiapolisli Opramoas ile Saxa Amyntianus’un heykellerinin farklı bir konumu olmuştur M.S.V-VI. yy.larda Hadrianus Agorası’nın kuzey-batısına, bugün yalnızca apsis’i görülen, dikdörtgen plânlı bir bazilika eklenmiştir. 

Phaselis ana caddesinin meydanla birleştiği yerin güneyine ikinci bir Agora daha eklenmiştir. Domitianus Agorası diye adlandırılan bu Agora da İmparator Domitianus’un (M.S.81-96) kente yaptığı yardımların bir nişanesidir. Geç dönem mimarisini yansıtan bu Agora caddeye iki kapı ile açılır. Kapılardan birisinin üzerinde,İmparator Domitianus’un yazıtı vardır. Avlulu büyük yapı kompleksi şeklindeki agoranın portiklerle çevrili bir iç avlusu vardır. Bunların arkasındaki dükkanlar günümüze oldukça iyi bir durumda gelebilmiştir. 

Tiyatro yarımadanın üzerindeki tepeciğin en üst noktasında olup batıya doğrudur. M.S. II.yy. tarihlenen tiyatronun, Hellenistik bir yapı üzerine kurulup kurulmadığını anlamak için elimizde yeterli bilgi ve belge yoktur. Yaklaşık 1500-2000 kişilik bir kapasiteye sahiptir. Hem kente hem de denize hakim olan tiyatroya ana caddeden taş merdivenlerle çıkılmaktadır. Giriş ve çıkışlar yan tarafta olup Cavea yarım daire şeklindedir ve dörder merdivenle beş bölüme ayrılmış 20 oturma sırası vardır. Scene’ye beş ayrı kapıdan girildiği kalıntılardan anlaşılmaktadır. İki kattan oluşan tiyatronun üst kısmı günümüze ulaşamamıştır. Phaselis Tiyatrosu’nun üzerindeki Akropol’de Athena Mabedi bulunuyordu. Ayrıca Herakles, Hestia ve Hermes’e adanmış tapınakların olduğu kaynaklardan öğrenilmektedir. 

Kentin birkaç yerinde Nekropol varsa da bunlar büyük ölçüde defineciler tarafından tahrip edilmiştir. En iyi durumda olanı ise deniz kenarında, kuzey limanı tarafındakidir.

 

Phaselis  | Okunma Sayısı : 1548

Table './kemerfir_firma/online' is marked as crashed and last (automatic?) repair failed